Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitleri için anma törenleri düzenlendi

reklam alani

Views: 0

EOKA tarafından 14 Ağustos 1974’te topluca katledilen Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerindeki 126 şehit, düzenlenen törenlerle anıldı.

Muratağa-Sandallar şehitleri için Muratağa-Sandallar Şehitleri Anıtı, Atlılar şehitleri için de Atlılar Şehitleri Anıtı önünde tören düzenlendi.

Törenlerde çelenkler anıtlara sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı, İstiklal Marşı okundu ve bayraklar göndere çekildi.

Törende konuşan Muratağa Atlılar Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır, Muratağa-Atlılar-Sandallar’da 14 Ağustos 1974’te bir soykırım gerçekleştiğini belirtti.

Türkiye Büyükelçiliği’nin katkılarıyla tarihin unutulmaması için Sandallar’da müze açılacağını belirten Aşır, “Onları unutmayacağız, unutturmayacağız.” dedi.

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan da 14 Ağustos 1974’ün Kıbrıs Türk halkının tarihine tarifsiz bir hüzün olarak kazındığını ifade etti.

Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da yaşanan vahşetin insanlık suçu olduğuna işaret eden Benan, “Bizler bugün geçmişin acılarını anmak için değil, insanlık suçunun unutturulmaması için bulunuyoruz. Burada yaşananlar bütün insanlığın ortak vicdanında kanayan bir yaradır ve vahşettir.” dedi.

Bu toprakların şehit kanlarıyla vatan olduğunu vurgulayan Benan, aziz şehitlerin hatıralarının sonsuza kadar yaşatılmaya devam edileceğini belirtti.

Benan, “Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman teslim olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Bu halk geçmişini ve şehitlerini unutmaz. Barıştan yanadır. Bağımsızlığımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Şehitlerimizin kutsal emanetini sonuna kadar yaşatacağız. Bu vatanı sonsuza kadar koruyacağız.” diye konuştu.

Törende daha sonra şehit torunu Narin Güler tarafından şiir okundu.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da Kıbrıs Türk halkının hafızasından ve yüreklerinden hiçbir zaman silinmeyecek derin bir acının 52’nci yıl dönümünde hayatını kaybedenleri saygı ve minnetle anmak için toplanıldığını ifade etti.
Kıbrıs’ın yakın tarihine nasıl bakılması gerektiği konusunda herkesin açık ve samimi olması gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı katliamların, köylerde kadınların, çocukların ve yaşlıların öldürülmesinin uluslararası platformlarda siyasi ve diplomatik ayak oyunlarıyla görmezden gelinmesinin ve görünmez kılınmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erhürman, “Buradaki insanların ne siyaseti ne de silahı vardır. Burada medeniyet, insanlık ayaklar altına alındı. Burada insanlığın vicdanı, sadece Kıbrıs Türk halkının vicdanı değil, insanlığın vicdanı unutulamaz, unutturulamaz bir yara aldı. Bugün uluslararası toplumdan Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da masum insanların katledilmesiyle ilgili pek bir söz duyulmaması, tarihte böyle bir olay hiç olmamış gibi davranılmaya çalışılması ne yazık ki yalnızca samimiyeti değil, insanlığı da bir kez daha sorgulanır hâle getirmektedir. Değerli yurttaşlarım, Kıbrıs Türk halkı tarih boyunca çok ağır bedeller ödedi.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca çok ağır bedeller ödeyerek bu topraklarda varlığını, kimliğini, özgürlüğünü ve geleceğini korumak için büyük mücadeleler verdiğine işaret ederek şöyle devam etti:

“Ödenen bedellerin ve verilen mücadelelerin sonucunda Kıbrıs Türk halkı bu adada her zaman var olmaya devam etti ve bundan sonra da edecektir. Kıbrıs Türk halkının güvenlik endişeleri, geçmişte yaşananların ışığında değerlendirilmelidir. Eşitliğimizden, güvenliğimizden ve bu adadaki haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Omuzlarımızdaki ağır sorumluluğun farkındayız. Şehitlerimizin hatırasına da gelecek kuşakların güvenliğine de sahip çıkacağız. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin neden verildiğini, hangi koşullarda verildiğini asla unutturmayacağız. Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesini her platformda kararlılıkla savunacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erhürman, konuşmasının sonunda duygu dolu anlar yaşadı.

Erhürman, “Birçok söz söyledik, ben de birçok cümle kurdum ama ilk konuşmada kullanılan bir cümlenin hepimizin kulağına küpe olmasını istiyorum. O cümle beynimde çakılı kaldı. Umarım doğru tekrarlayabilirim: ‘Bu saatlerde bu kıraç, çocukların çığlıklarıyla inliyordu.’ Cümle buydu. 16 günlük bebek…” ifadelerini kullandı.

Gün dolayısıyla daha sonra Atlılar Şehitleri Anıtı’nda da tören düzenlendi.

Paylaş