Hasipoğlu:İnşaat kazalarında ihmali olanlara en ağır ceza verilmelidir

reklam alani

Views: 0

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, BRT ekranlarında Levent Kutay’ın sunduğu programda çalışma yaşamı, muhaceret affı, hayat pahalılığı düzenlemesi ve Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hasipoğlu, hem çalışma hayatındaki son gelişmelere hem de Rum tarafının son dönemdeki adımlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.

“Öğrenci inşaatta çalıştırılmamalıydı”

Hasipoğlu, inşaatta hayatını kaybeden Pakistanlı öğrencinin ölümüne ilişkin konuşurken, olayın hemen ardından ekiplerle birlikte bölgeye gidildiğini, inceleme yapıldığını ve iş yerinin mühürlendiğini söyledi. Bu inşaata İş Sağlığı Güvenliği (İSG) uzmanı ve raporunun bulunduğunu , bakanlık olarak sertifika verdiğimiz 150 İSG uzmanın sahada olduğunu , En kritik noktanın ise işverenin İSG raporları doğrultusunda hareket edip etmeme meselesi olduğunun altını çizdi . İşverenin, sorumsuz bir şekilde çalıştırılmaması gereken bir öğrenciyi tatil günü inşaatta çalıştırdığını vurgulayan Hasipoğlu, olayın hem iş sağlığı ve güvenliği boyutu hem de öğrenci statüsünde olan bir kişinin çalıştırılması açısından ciddi biçimde soruşturulduğunu belirtti.

Hasipoğlu, bize gelen bilgi, 23 Nisan okulların da tatil olduğu bir günde, izinsiz bir şekilde öğrencinin günübirlik şekilde çalıştırıldığını, bu da aslında işvereninin çok ağır bir ihlalinin olduğunun göstergesidir . Bize gelen ihbarlarla ve bizim yaptığımız baskınlarla denetimlerin sıklaştırıldığını ve ilgili işverenin en ağır şekilde cezalandırılması için sürecin takip edildiğini söyledi. Bugüne kadar yılında 80 milyon TL’lik ceza kesildiğini, cezai soruşturmalarını ise polis ve savcının takip ettiğini ifade etti

“Prim desteği sona ermeyecek”

CTP Milletvekilinin sigorta prim desteğinin 24 Haziran’da sona ereceği yönündeki uyarısını da değerlendiren Hasipoğlu, hükümetin bu düzenlemelerin farkında olduğunu ve gereken yasal adımları atacağını söyledi. Anayasa Mahkemesi kararının yasa gücünde kararnamelerin 90 gün sonunda yürürlükten kalkacağını ortaya koyduğunu belirten Hasipoğlu, bu nedenle ilgili düzenlemelerin yasayla Meclis’ten geçirileceğini ifade etti.

Savaş ve ekonomik baskı ortamında işveren kesimine verilen prim desteklerinin önemine işaret eden Hasipoğlu, bu desteklerin populizm konusu yapılamayacağını belirterek devam edeceğini açıkladı. Her ay yaklaşık 260 milyon TL’lik prim desteğinin turizm, sanayi, üretim, esnaf, hayvancı ve tarımcıya sağlandığını söyledi.

Yeni istihdama 20 bin TL destek

Hasipoğlu, özel sektörde KKTC vatandaşlarının istihdamını artırmak için yeni destek modelini de anlattı. İlk kez sigortalı olacak KKTC vatandaşı için işverene maaşa ek olarak 20 bin TL destek verildiğini, ayrıca bu kişinin sosyal sigorta priminin de yüzde 100’ünün devlet tarafından karşılandığını söyledi. Engelli istihdamında ise maaşın yüzde 50’si ile primin tamamının devlet tarafından ödendiğini belirtti.

Muhaceret affı Mayıs’ta gündemde

Muhaceret affına ilişkin soruya da yanıt veren Hasipoğlu, bu düzenlemenin yasa gücünde kararnameyle değil, doğrudan yasa olarak hazırlandığını ve Bakanlar Kurulu’ndan geçtiğini söyledi. Tasarının Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi gündeminde olduğunu belirten Hasipoğlu, beklentilerinin düzenlemenin Mayıs ayı içinde yürürlüğe girmesi olduğunu kaydetti.

Affın, hem yurt içinde kaçağa düşen kişilere hem de yurt dışında bulunan ancak burada aile bağı olan kişilere belirli imkanlar sağlayacağını ifade etti.

“Hayat pahalılığı komitede uzlaşıyla çözülmeli”

Hayat pahalılığı düzenlemesinin komiteye çekilmesinin ardından yeni bir sendikal gerilim bekleyip beklemediği sorulan Hasipoğlu, bu konunun komitede uzlaşıyla ele alınmasını temenni ettiğini söyledi. Sendikaların hak aramasına saygı duyduğunu belirten Hasipoğlu, ancak erken seçim tarihi dayatmasının komite sürecine bağlanmasını doğru bulmadığını ifade etti.

“Federasyon bu devleti ortadan kaldırır”

Programda Kıbrıs sorununa da geniş yer veren Hasipoğlu, Rum tarafının Fransa ve İsrail başta olmak üzere çeşitli aktörlerle geliştirdiği askeri ve siyasi ilişkileri eleştirdi. Rum tarafının Türkiye karşıtı ittifaklar oluşturmaya çalıştığını savunan Hasipoğlu, buna karşılık KKTC’nin güvenliğinin ana teminatının Türkiye’nin garantörlüğü olduğunu söyledi.

Ana muhalefetin savunduğu federasyon modeline de karşı çıkan Hasipoğlu, federasyonun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin ortadan kalkması anlamına geldiğini savundu. “Bizim için önemli olan devletin anayasa tarafından korunan niteliğinin egemen bir yapıda devam etmesidir” diyen Hasipoğlu, iki egemen eşit devlet temelindeki çözüm modelini savundu.

Rum tarafına ve AB’ye eleştiri

Hasipoğlu, Avrupa Birliği’nin Rum tarafını tek taraflı biçimde desteklediğini ve bunun büyük bir hata olduğunu söyledi. Rum tarafının enerji, güvenlik ve askeri alanlarda Türkiye’ye karşı blok oluşturmaya çalıştığını belirten Hasipoğlu, buna rağmen sahadaki gerçekliğin değişmediğini vurguladı. Türkiye’nin garantörlüğünün ve KKTC’nin varlığının bu adadaki temel denge unsuru olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti sayesinde, güvenli bir şekilde barış ve huzur içerisinde ülkemizde yaşadığımızı ifade etti.

Paylaş