Karakaya: Adalet için buradayız, son nefesimize kadar da burada olacağız

reklam alani

Views: 1

Şampiyon Melekler’in de hayatını kaybettiği İsias Otel için hukuk mücadelesi sürüyor.
Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan kamu görevlilerinin dördüncü duruşması, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Aileler, Başbakan Ünal Üstel, bazı bakanlar, milletvekilleri, Meclis’teki ilgili komite üyeleri, Barolar Birliği temsilcileri ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet, dördüncü duruşma için yeniden Adıyaman’da bulunuyor.

Sanıklar hakkında 8 Ocak’ta dosyaya giren savcılık mütalaasının ardından karar beklenen duruşma öncesi konuşan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, savcılığın kamu görevlileri yönünden sunduğu mütalaanın dosyadaki bilimsel raporlar, teknik tespitler ve açık mevzuat ihlalleriyle örtüşmediğini söyledi.

Adalet arayışlarının kritik bir aşamaya geldiğini ifade eden Karakaya, “Evlatlarımızın odalarının boş kaldığı, çocuklarımızın yokluğunda yaşamaya mahkûm edildiğimiz o günden beri dinmeyen acımızla bugün bir kez daha buradayız” dedi.

Kamu görevlilerinin eylem ve ihmallerinin “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesini kabul etmediklerini belirten Karakaya, dosyada sıradan bir denetim eksikliğinin değil, açıkça tespit edilmiş aykırılıkların bilindiği hâlde görmezden gelinmesinin söz konusu olduğunu vurguladı. Karakaya, hukuka aykırı yapılaşmaya izin verildiğini ve insan hayatını tehdit eden bir yapının kullanımının sürdürülmesine göz yumulduğunu dile getirdi.

Bilimsel raporların net olduğunu kaydeden Karakaya, “Grand İsias Otel, yıkılması gereken, iskân verilmemesi gereken ve açık biçimde can güvenliği riski taşıyan bir yapıydı. Bu gerçekler bilinmesine rağmen gerekli işlemler yapılmadı” dedi. Depremin inkâr edilemeyeceğini ancak bir binanın saniyeler içinde çökerek içindekilere hiçbir yaşam şansı tanımamasının doğanın değil, insan eliyle alınan ya da alınmayan kararların sonucu olduğunu söyleyen Karakaya, yaşananların öngörülebilir ve önlenebilir olduğunun altını çizdi.

Ceza hukuku açısından sorumluluğun “sonucu istememek” olarak açıklanamayacağını belirten Karakaya, “Burada söz konusu olan sonucu öngörüp kabul etmektir. Bu nedenle dosyanın hukuki vasfı bilinçli taksir değil, olası kasttır” ifadelerini kullandı.

Karakaya, davanın yalnızca kaybedilen evlatların ardından verilen bir mücadele olmadığını belirterek, “Bu dava, yapı güvenliğinin gerçekten ciddiye alınması, kamu gücünün taşıdığı sorumluluğun hatırlatılması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için yürütülmektedir” dedi.

Şampiyon Melekler ve rehberler adına verilen sözün altını çizen Karakaya, hukuki nitelendirme gerçeğe uygun yapılana, olası kast kabul edilene ve tüm sorumlular hak ettikleri cezayı alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. Karakaya konuşmasını, “Adalet için buradayız, son nefesimize kadar da burada olacağız” sözleriyle sonlandırdı.

Paylaş