ALTIOK SESSİZLİĞİNİ BOZDU

    reklam alani

    Views: 0

    Sevdiğim, saydığım çok sayıda gerçek dostumun haklı ricalarından dolayı konu ile ilgili (şahsıma yönelik yalan, yanlış paylaşım yapılmadığı sürece) başka paylaşım yapmayacağım.

    Aşağıdaki paylaşımım ise en basit şekli ile konunun bazılarının söylediği gibi olmadığını kamuoyunun bilgisine getirmek için kullanabileceğim en ‘saf’ ve en ‘basit’ içerik ve yöntemdir. Çok daha detaylı bilgiye sahip olmamla birlikte buradan açıklamayacağım ve bazı kişilerin konuyu farklı yerlere çekmelerine olanak sağlamayacağım. O dönemin Yönetim Kurulu Başkanı, Kurum Müdürü ve diğer yetkilileri çok daha detaylı bilgiye sahiptir.

    Benim tek derdim Kıbrıs Türk halkının faydasına olacak konularda gerçeklerin konuşulması ve önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Kimse ile kişisel bir sorunum da yoktur. TC Elçiliğinden kimseyi tanımam. Ayrıca uzun zamandır KIB-TEK’e yapılacak yatırımın Kamu Özel Ortaklığı şeklinde yapılması gerektiğini ve kamunun yatırım yapmaması gerektiğini açıkça savundukları için de görüşlerine katılmasam da kendilerine saygı duyarım. Veya duyardım, ta ki beni yalanlayana kadar.

    CTP döneminde KIB-TEK’in ülkemize kazandırdığı 2 ünite santralin satın alım aşamasında yaşanan bazı olaylar ile ilgili yapmış olduğum açıklamalar TC Elçiliği tarafından yalanlanmıştı. TC Elçiliğinin tavrını destekleyen paylaşım bile yapılmıştı. Yapılan paylaşımın dayanak noktası ise aşağıda (foto 1) göreceğiniz paragraftı. Bu paragrafın Eylül 2015 tarihli TC Teknik Heyeti Değerlendirme raporundan alındığı belirtilmiştir.

    Yani kısaca benim doğru söylemediğimi ve TC Elçiliği’nin bu alımları (Mali ve Ekonomik Protokollarda yazdığının tam aksine) desteklediğini kanıtlayan paragraf aşağıdaki paragrafmış.

    Gerçekten çok üzgünüm.

    Neden mi? O paragraf aslında kurum adına TC Elçiliği’nin telkinlerine ve engelleme girişimlerine rağmen yapılan yatırımların ve bu yatırımların toplum faydalarının anlatıldığı bir rapordan ÇALINMIŞTIR!

    Bu rapor (foto 2) o dönemin KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanının (sayın Ismet Akim) medyaya bilgi verebilmesi adına sayın Tuluy Kalyoncu tarafından yazılmıştı. Yani karşımızda santrallerin tüm baskılara rağmen alınmasını ve paragrafta bahsedilen faydalardan Kıbrıs Türk halkının yararlanması için risk alanların yazmış olduğu cümlelerle rol çalmaya kalkanlar var.

    Bunu da santral alımı için sözleşme imzalandıktan sonra kendi başarıları olarak göstermeye çalışarak yapıyorlar. İki paragraf arasında bazı kelime değişiklikleri dikkatinizi çekecektir. Bazıları farklı zamanlarda yazılmalarından kaynaklanmakta ama bir tanesi çok kritik. Orijinalinde (foto 2) CTP’nin bir önceki hükümet döneminde başlatılan proje olarak bahsedilirken, Elçiliğin çaldığı ve izinsiz olarak orijinalinde üzerinde değişiklik yaptığında ise (foto 1) bir önceki hükümet dönemi diyerek aslında kendi kontrollerindeki UBP hükümetine vurgu yapılmaktadır. Amaç projeyi başarı sağlandıktan sonra kendi projeleri gibi göstermek.

    Elçiliğin kullandığı paragrafı paylaşmak ve savunmak aslında CTP’nin elektrik alanındaki yatırımlarını da küçümsemek anlamındadır.

    Son olarak da şunu vurgulamalıyım; madem ki bu santraller aşağıdaki paragraflarda bahsedildiği gibi tasarruf sağlıyor (ben bunu 3 yıldır anlatmaya çalışıyorum), neden daha fazla alıp halkı yüksek faturalardan kurtarmıyoruz? Ben yanıtını biliyorum. Ya siz?

    Gerçekten çok üzgünüm. Umarım en azından bir özür dilerler.
    Not: İntihal (TDK: aşırma), bir kişinin eserinde başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini kaynak göstermeksizin kendisine aitmiş gibi kullanması. İntihal bir tür sahtekârlık ve hırsızlıktır. Başlıca türleri: Alıntı ifadeler ve fikirler için kaynak göstermemek.

     

    Paylaş