Basın örgütleri Ceza Muhakemeleri Yasası’na karşı Meclis önünde eylem yaptı

reklam alani

Views: 1

Ceza Muhakemeleri Yasası’ndaki 23B numaralı düzenlemenin komitede değişikliğe uğramadan yeniden Meclis’e sevk edilmesine tepki gösteren basın örgütleri, Cumhuriyet Meclisi önünde basın açıklaması yaptı.

Basın örgütlerine bazı sivil toplum örgütleri, sendikalar ve CTP’li ile bağımsız milletvekilleri de destek verdi.

Basın Emekçileri Sendikası Başkanı Ali Kişmir yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ilgili yasayı gerekçeleriyle birlikte Meclis’e geri gönderdiğini hatırlatarak, bu çekincelerin komite üyelerine aktarıldığını ancak buna rağmen “Biz bu yasayı geçirmek zorundayız” yanıtıyla karşı karşıya kalındığını söyledi.

“Usulsüzlüğü, yolsuzluğu kamufle etmek istiyorlar. Biz buna karşıyız, sonuna kadar da mücadelemize devam edeceğiz” diyen Kişmir, bu yanlıştan geri dönülmesi çağrısı yaptı.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser de halkın haber alma özgürlüğünün engellenmek istendiğini belirterek, UBP milletvekillerine ve hükümet ortaklarına çağrı yaptı.

Keser, “Bu yasaya destek olmayın. Boynunuzu büküp bu yasaya onay verirseniz, yarın halkın içinde onurlu bir şekilde yürüyemeyeceksiniz. Ya demokrasinin yanında olacaksınız ya da bizleri yok sayan zihniyetin yanında” dedi.

Medya Etik Kurulu Başkanı Aysu Basri Akter de söz konusu yasanın kabul edilebilecek bir yasa olmadığını belirterek gazetecilere, “Etik ilkeler çerçevesinde onurunuzla mesleğinizi yapmaya devam edin” dedi.

Demokrasinin yalnızca sandıktan ibaret olmadığını söyleyen Akter, denetim mekanizmasının basın özgürlüğüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydederek, bazı kesimlerin denetlenmekten çekindiği için bu yasayı geçirmeye çalıştığını ileri sürdü.

Yapılan konuşmaların ardından Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Örgütlenme Sekreteri Serap Karaman ortak basın açıklamasını okudu.

Açıklamada, “Bize ‘masumiyet karinesi korunacak’ deniliyor. Oysa dayatılan bu yasa maddesi, peşin hükmü değil görünürlüğü cezalandırmak istemektedir. Gazetecilik faaliyetini veya fikir ve ifade özgürlüğünü kullanan her bireyi hapis tehdidiyle karşı karşıya bırakmak demokratik bir tercih değildir.

Bu tehdit, etik sorumluluk üretmez. Korku üretir, otosansür üretir. Bu düzenleme yalnızca gazetecilere değil, aynı zamanda mahkemelerle ilgili kamusal konuşma alanına müdahale etmeyi amaçlamaktadır. Baskı altına alınmak istenen bilgiye erişim hakkıdır. Toplumun ifade özgürlüğüdür. Zayıflatılmak istenen kamusal denetimdir. Engellenmek istenen ise iktidarın denetlenmesi, yargı süreçlerinin konuşulması, fikir ve ifade özgürlüğüdür” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Demokratik hakların daraltılmasına, gazeteciliğin cezai baskı altına alınmasına ve toplumun sessizliğe zorlanmasına boyun eğmeyeceğiz” ifadeleri de yer aldı.

Paylaş