İsrail, Gazze’ye dönüşü engellemek için “para teklifi ve tehditlere” başvuruyor

reklam alani

Views: 0

İsrail, yaklaşık 2 yıl aradan sonra kısıtlı şekilde açılan Refah Sınır Kapısı’ndan Filistinlilerin Gazze Şeridi’ne dönüşünü engellemek için “muhbirlik” teklif ediyor veya Mısır’a dönmemeleri durumunda “mal varlıklarına el koyma” tehdidinde bulunuyor.
İşgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi’nin 5 Şubat’ta yayımladığı açıklamada, Gazze’ye dönen Filistinlilerin milisler tarafından kelepçelendiğine, gözlerinin bağlandığına ve tehdit edildiğine ilişkin kanıtlar olduğu duyuruldu.

Gazze’ye dönmek isteyen Filistinlilerin sınırda İsrail destekli Ebu Şebab milisleri tarafından karşılandıktan sonra İsrail ordusunun kontrol noktasına götürüldükleri aktarılan açıklamada,”Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye dönüş yapan Filistinliler, alıkonulduktan sonra ellerinin kelepçelendiği, gözlerinin bağlandığı ve Gazze’ye geçmeleri durumunda mal varlıklarına el konulmakla tehdit edildiklerini anlattı” denildi.

Gazze’de dönen Filistinlilerin Refah Sınır Kapısı’ndan geçerken fiziki şiddetin yanı sıra aşağılayıcı soruşturma ve hakarete varan üst aramalarına maruz kaldıklarını belirttiklerine işaret edilen açıklamada, “Filistinliler, sağlık hizmetine muhtaç hastaların taleplerinin dikkate alınmadığı veya tuvaletleri kullanmalarına izin verilmediği çok kötü durumlarla karşılaşabildiklerini dillendirdi. Gazze’ye dönüş yapan Filistinliler, aileleri ile birlikte Mısır’a geri dönmeleri veya İsrail lehine muhbir olarak çalışmayı kabul etmeleri için kendilerine para teklif edildiğini aktardı.” ifadelerine yer verildi.

Tüm bu anlatılanlara bakıldığında Filistinli vatandaşların Refah Sınır Kapısından geçerken hak ihlallerine maruz kaldıkları vurgulanan açıklamada, Filistinlilerin ayrıca hem işkence hem de insanlık dışı sert ve aşağılayıcı kötü muameleden korunma haklarından da mahrum bırakıldıklarına değinildi.

Gazze’ye dönenlere yönelik anlatılan tutumun, Filistinlilerin zorla terk edildikleri bölgelere geri dönme haklarını kullanmalarını engelleyen baskıcı uygulamalar konusunda ciddi endişeler uyandırdığına dikkati çekilen açıklamada, Filistinlilere yönelik uygulamanın da Gazze Şeridi’nde etnik temizliğe katkıda bulunduğu uyarısında bulunuldu.

Açıklamada sözlerine yer verilen BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki temsilcisi Ajith Sunghay, Gazze ile ilgili tüm eylemlerin uluslararası hukuka uygun olmasını ve Filistinlilerin insan haklarına tam olarak saygı gösterilmesini sağlamak uluslararası toplumun sorumluluğunun altını çizdi.

Sunghay, iki yıl süren yıkımın ardından Filistinlilerin ailelerine ve evlerinden geriye kalan enkaza güvenli ve onurlu bir şekilde dönebilmeleri gerektiğini kaydetti.

Gazze’ye dönüş yapan Filistinli vatandaşların 5 ayrı kontrol noktasından geçmek zorunda kaldıklarına değinilen açıklamada, “Bu kontrol noktalar da Mısır, Filistin yönetimi, Avrupa Birliği temsilcileri, İsrail destekli milisler ve son olarak da İsrail ordusu olarak sıralanıyor.” denildi.

İsrail devlet televizyonu KAN da 11 Şubat Çarşamba günü, İsrail ordusunun, Refah Sınır Kapısı’ndaki geçişlerde Ebu Şebab milislerinin üst aramaları çalışmalarında yer almasına izin verdiğini aktardı.

Yedioth Ahronoth gazetesi ise 6 Şubat’taki haberinde, şu ifadelere yer verdi:

“İsrail, Gazze Şeridi’nde silahlı milislerine gizlice para ve silah desteği verdiği gibi onlara koruma da sağlıyor. İsrail’in Hamas’a karşı desteklediği silahlı milisler, ateşkes anlaşması gereği İsrail ordusunun varlığını sürdürdüğü bölgelerdeler.”

İsrail ordusunun söz konusu silahlı milisleri, “takip ve alıkoyma” gibi taktiksel dar alanlarda kullandığına işaret edilen haberde, bu milislerin ayrıca Hamas mensuplarının bulunabileceği tünel ve enkaz bölgelere de gönderilebildiğine dikkati çekildi.

Geri dönmek isteyenlere “kötü muamele”

İsrail’deki Arap Azınlıkların Hakları Hukuk Merkezi (Adalah) ve Gisha-Maslak Merkezi yaptığı açıklamada, Refah üzerinden Gazze’ye dönmek isteyen Filistinlilere yönelik uygulanan “kötü muamele politikası ve hukuk dışı kısıtlamaların” durdurulmasını talep ederek, yapılanları “zorla yerinden etme” olarak nitelendirdi.

Adalah ve Gisha-Maslak’tan yapılan ortak açıklamada, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Başsavcı Gali Baharav-Miara ile Askeri Savcılığa acil birer mektup gönderildiği belirtildi.

Mektupta, “Refah Sınır Kapısı yoluyla Gazze’ye dönmeye çalışan bölge sakinlerine yönelik uygulanan kötü muamele politikası ve hukuk dışı kısıtlamaların derhal durdurulmalı.” denildi.

Kuruluşlar, geri dönenlerin tanıklıklarına dayanarak, aralarında yaşlı ve çocukların da bulunduğu kişilerin ellerinin ve gözlerinin bağlanarak sert askeri sorgulamalara tabi tutulduğunu, kişisel mülklerine el konulduğunu aktardı.

Açıklamada, Gazze içindeki bazı grupların İsrail ordusuyla koordineli şekilde Filistinlileri alıkoyduğu ve bu kişilere tutuklama tehdidiyle baskı yapıldığı vurgulandı.

Bu uygulamaların “uluslararası hukukun güvence altına aldığı geri dönüş hakkının ihlali” olduğu kaydedilen açıklamada, geri dönüşün engellenmesinin ve ağır güvenlik şartlarının “Cenevre Sözleşmeleri uyarınca yasaklanan zorla yerinden edilme” suçuna teşkil edebileceği uyarısı yapıldı.

Sahadaki tanıklıklar: “Askeri araçlarla kuşatıldık”

Filistinli Adil İmran ise sosyal medyada yer alan tanıklığında, silahlı kişilerin otobüsleri durdurarak kendilerini askeri araçlarla Refah ile Han Yunus arasındaki Morag bölgesine götürdüğünü, burada arandıktan sonra İsrail ordusuna teslim edildiklerini söyledi.

Emani İmran ise silahlı grupların eşyalarına el koyduğunu, ardından İsrail askerlerinin kendilerini tek tek sorguya çekerek Gazze’den ayrılma ve geri dönme nedenlerine dair sorular sorduğunu belirtti.

Mısır’daki uzun tedavi sürecinin ardından dönen yaşlı bir Filistinli kadın ise şu ifadeleri kullandı:

“Otobüsümüz önlü arkalı askeri araçlarla kuşatıldı ve İsrail ordusunun kontrolündeki bir bölgeye götürüldük. Burada Gazze içindeki Ebu Şebab milislerinin lideri Gassan ed-Dehini’nin lideri olduğu olduğu sözde Terörle Mücadele Birimi’ne teslim edildik. Yaklaşık 3 saat süren sorguda, savaşta ölen kişiler hakkında sorular sorarak korku yaymaya çalıştılar.”

80 bin Filistinli dönmek için bekliyor

Mısır ve İsrail medyasında yer alan bilgilere göre, günlük 50 kişinin geçişi konusunda anlaşmaya varıldığı iddia edilse de uygulamada bu sayıya ulaşılamıyor.

Gazze’deki insani durumun ve sağlık sistemindeki yıkımın bir sonucu olarak 22 bin yaralı ve hastanın tedavi için dışarı çıkması gerekirken, yaklaşık 80 bin Filistinlinin ise Gazze’ye geri dönmek için isimlerini kaydettirdiği belirtiliyor. Bu durum, İsrail’in yıkımına rağmen Filistinlilerin geri dönme ve topraklarına tutunma konusundaki ısrarını gösteriyor.

İsrail’in, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında sınır kapısını açması öngörülse de Tel Aviv yönetiminin bu yükümlülükten kaçındığı ifade ediliyor.

Gazze’deki Hükümetin Medya Ofisinden 11 Şubat Çarşamba günü yapılan açıklamada, Mısır-Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’ndan 2-10 Şubat tarihlerinde geçmesi beklenen 1800 kişiden sadece 488 kişinin geçiş yapabildiği belirtildi.

“Bunlardan 275’nin Gazze Şeridi’nden Mısır’a geçiş yaparken, Gazze’ye giriş yapanlar ise 213 kişi oldu.” denilen açıklamada, Refah’tan 26 kişinin Mısır’a geçişine izin verilmediği kaydedildi.

Paylaş