İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşması yarın…Karakaya: “Gerçek hukuki nitelendirme yapılana, sorumlular hak ettikleri cezaları alana ve bu dava yapı güvenliği konusunda emsal bir adalet kararına dönüşene kadar durmayacağız”

Made with LogoLicious Add Your Logo App
reklam alani

Views: 3

Şampiyon Meleklerin de hayatını kaybettiği İsias Otel için ailelerin hukuk mücadelesi ikinci yılında…

Türkiye’de 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremde, Adıyaman’daki Grand İsias Otel yıkılarak, 72 cana mezar olmuştu. İsias Hotel’de konaklayan Gazimağusa Türk Maarif Koleji kafilesinden 35 Kıbrıslı Türk sporcu, öğretmen ve aileler “Şampiyon Melekler” ve tur rehberleri enkaz altında kalmıştı.

İsias Otel’de hayatını kaybeden Şampiyon Melekler ve tur rehberlerinin aileleri ise kaybettikleri canları için 3 Ocak 2024’te hukuk mücadelesi başlatmıştı.

3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen İsias Otel davasının 25 Aralık 2024’te karara bağlanması ardından, İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisi 24 Nisan 2025’te yargılanmaya başladı.

– Kamu görevlilerinin dördüncü duruşması yarın…

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşması ise yarın yapılacak. Sanıklar için 8 Ocak’ta dosyaya giren savcılık mütalaası ardından karar beklenen duruşma, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Türkiye saatiyle 10.00’da (KKTC saatiyle 09.00) başlayacak.

Savcılık mütalaasında sanıkların kusuru “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmişti.

Davada, İsias Otel’e yapı ruhsatı verildiğinde Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görevli ve Yapı Ruhsatında Proje Kontrollerinden sorumlu Dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, Plan Proje/İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve daimi işçi Abdurrahman Karaaslan, 1993 ruhsatında İmar Müdürü Yusuf Gül ve daimi işçi, Ruhsat Büro Teknisyeni Fazlı Karakuş yargılanıyor.

-Karakaya: “Vicdanların ve hukukun aynı noktada buluşmasını bekliyorum”

İsias Otel’de tek kızı Selin Karakaya’yı kaybeden Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, vicdanların ve hukukun aynı noktada buluşmasını beklediğini vurguladı.

Karakaya, “Kararın, tüm delillerin işaret ettiği olası kast yönünden verilmesini, bunun için gereğinin yapılmasını, vicdanların ve hukukun aynı noktada buluşmasını bekliyorum. Bu, bizim çocuklarımıza borcumuzdur. Bu, adaletin en temel sınavıdır.” dedi.

TAK muhabirine konuşan Karakaya, bir anne olarak, başka hiçbir annenin kendisinin yaşadığını yaşamaması için davadan emsal karar çıkması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Bir anne olarak söylüyorum; alt mahkemelerin savcılık mütalaasını esas alan yerleşik uygulaması dikkate alındığında, dosyada bu kadar açık, bu kadar tartışmasız delil olmasına rağmen kararın bilinçli taksir yönünde şekillenmesinin hukuken öngörülebilir olduğu gerçeğinin farkındayız. Bunu biliyoruz, görüyoruz, yaşıyoruz.”

-“Evlatlarımızın canı pahasına ortaya çıkan bu hakikatin üzerinin örtülmesine razı değiliz”

Bilmenin kabullenmek anlamına gelmediğine işaret eden Karakaya sözlerine şöyle devam etti:

“Ben bir anneyim; evladını toprağa vermiş, mezar taşını okşayarak yaşamayı öğrenmeye zorlanmış bir anneyim. Benim çocuğum ihmaller zincirinin, bile bile görmezden gelinen gerçeklerin altında can verdi. Dosyadaki tüm deliller, bilirkişi raporları, teknik gerçekler bize tek bir şeyi haykırıyor. Bu bir kaza değildi, bu bir ihmal değildi, bu öngörülebilir bir ölümdü. Bu yüzden artık alt mahkemelerin de gerçeği görmesini istiyoruz. Evlatlarımızın canı pahasına ortaya çıkan bu hakikatin üzerinin örtülmesine razı değiliz.”

– “Çıkacak karar ne olursa olsun bu mücadele sona ermeyecektir”

Karakaya, Grand İsias Otel davasında savcılık mütalaasıyla gelinen aşamanın, yalnızca bir yargılama süreci değil, adaletin nasıl tanımlanacağına dair hayati bir eşik olduğunu vurguladı.

Karakaya, bilimsel raporlar ve dosyadaki gerçekler açık ve ortadayken, yaşananların “bilinçli taksir” olarak değerlendirilmesinin, bu felaketin gerçek nedenlerini perdelemek anlamına geldiğini söyledi.

Bu davanın, ihmallerin ötesinde, bilinen risklere rağmen alınmayan kararların ve bilerek sürdürülen usulsüzlükler sonucu olduğunu vurgulayan Karakaya, şöyle konuştu:

“Verilecek kararın hem kaybettiğimiz canlar hem de toplumun adalet duygusu açısından tarihi bir sorumluluk taşıdığı açıktır.

Şampiyon Meleklerimizin ve rehberlerimizin aileleri olarak altını çizerek ifade ediyoruz; çıkacak karar ne olursa olsun bu mücadele sona ermeyecektir. Gerçek hukuki nitelendirme yapılana, sorumlular hak ettikleri cezaları alana ve bu dava yapı güvenliği konusunda emsal bir adalet kararına dönüşene kadar durmayacağız.

Bu mücadele yalnızca kaybettiklerimiz için değil, bir daha hiçbir canın göz göre göre yitirilmeyeceği bir ülke için sürdürülmektedir. Adalet yerini bulana kadar susmayacağız, vazgeçmeyeceğiz.”

-Aileler, Başbakan Üstel ve kalabalık bir heyet dava için yeniden Adıyaman’da olacak

Aileler, Başbakan Ünal Üstel, bazı bakanlar, milletvekilleri, Meclisteki ilgili komite üyeleri, Barolar Birliği ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet, dördüncü duruşma için yeniden Adıyaman’da olacak.

Heyet, bugün akşamüzeri Adıyaman’a gitmek üzere adadan ayrılacak.

-Kamu görevlileri davası süreci…İlk duruşma 24 Nisan 2025’te yapılmıştı

Altı kamu görevlisi için Şubat 2025’te Adıyaman Başsavcılığı tarafından dosyalanan davada, iddianame “bilinçli taksir” suçlamasıyla yapılmış, davanın ilk duruşması ise 24 Nisan 2025’te görülmüştü.

İlk duruşmada, dava 16 Temmuz 2025’e ertelenirken, sanıkların tutuklanması talepleri reddedilmiş, sanıkların duruşmalarda hazır bulunmalarına ve adli kontrol şartlarının devamına karar verilmişti.

Dönemin belediye başkanı hakkında suç duyurusunda bulunulması ve mahkemede tanık olarak dinlenmesi reddedilirken, davanın Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen davayla birleştirilmesi, temyiz sürecinin devam etmesi gerekçesiyle kabul edilmemişti.

Mahkeme ayrıca, kamu görevlilerinin kusurlarının tespiti için Dokuz Eylül Üniversitesi’nden bilirkişi raporunun beklenmesine karar vermişti.

16 Temmuz 2025’te gerçekleşen duruşmada ise mahkeme; “Bilirkişi raporunun beklenmesine ve raporun akıbetinin sorulmasına, sanıkların vareste tutulma (daha sonraki duruşmalara katılmama) talebinin reddine, sanıkların adli kontrol şartlarının devamına, sanıkların tutuklanması ve ev hapsinde kalmasının reddine, Ahmet Bozkurt’un tanık olarak dinlenmesinin reddine ve sanıkların bir sonraki celsede mahkemede bulunmasına” hükmetmişti.

Kamu görevlilerinin üçüncü duruşması ise 6 Kasım 2025’te yapılmıştı. Dava 19 Ocak’a ertelenerek, sanıklara ve avukatlara savunma yapmak için bir aylık süre tanınmıştı.

Mahkeme; Kamu görevlileri davasında, Grand İsias Otel sahibi Ahmet Bozkurt’un dinlenmesinin; Belediye Başkanı ve Belediye Encümeni’nin dinlenmesinin, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği’nin (UCİM) davaya katılım talebinin, sanıkların tutuklanması talebinin reddine; sanıkların adli kontrol şartlarının ve yurt dışına çıkış yasağının ise aynen devamına karar vermişti.

Öte yandan 6 Kasım 2025’te yapılan üçüncü duruşmadan üç gün sonra Grand İsias Otel’e 20 yıl önce “ruhsata aykırı” raporu verildiği ortaya çıkmıştı.

-İsias davası…

İsias Otel’de hayatını kaybeden Şampiyon Melekler ve tur rehberleri ile 10 yaralının aileleri ise 3 Ocak’ta 2024’te hukuk mücadelesi başlatmıştı. Sanıkların “Olası kast” suçuyla hüküm giymesi için verilen adalet mücadelesi yaklaşık 12 ay devam etmişti.

3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen İsias Otel davasının 25 Aralık 2024’te gerçekleştirilen son duruşmasında ise kısa karar açıklanmıştı. Altı sanık bilinçli taksirle birden çok kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan mahkeme tarafından suçlu bulunup mahkum edilmiş, beş sanığın ise beraatına karar verilmişti.

Ahmet Bozkurt 17 yıl 17 ay 7 gün, Mehmet Fatih Bozkurt 15 yıl 28 ay 28 gün, Erdem Yıldız 17 yıl 17 ay 7 gün, Halil Bağcı 7 yıl 16 ay, Hasan Aslan 15 yıl 16 ay 20 gün, Mehmet Göncüoğlu 7 yıl 16 ay süreyle hapis cezası almıştı.

Bilge Açık, Efe Bozkurt, Seda Zeren, Şule Özbek ve Ulviye Bozkurt’un ise beraatına karar verilmişti.

Kararın ardından aileler, kararın bozularak sanıkların olası kast ile yargılanması için Şubat 2025’te istinafa başvurmuş, istinaf başvurusu

Paylaş