Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin’in toplama kampları

reklam alani

Günümüz dünyasında toplama kampı mı olur? Çin’de var. Çin’in Sincan bölgesinde 2 milyon Uygur Türkü, sayıları 10’a ulaşan kamplarda tutuluyor. Çin bunun adına “Özgürleştirme, eğitme ve şiddetten arındırma” diyor. Adı, işlevi ne olursa olsun, sonuçta bu bir toplama kampı. Çin hükümeti, “İnsanlar buraya gönüllü olarak geliyor.” diyor. Kim, ailesinin yerinden yurdundan ayrılıp bir toplama kampında yaşamayı tercih edebilir ki?

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

En Son Haber sitesinden  Enes Taha ERSEN Çin’deki Uygur Tükleri’ne uygulanan zulmü yerinde inceledi, okuyucularıyla paylaştı.

Kampa gitmeyenin hapisle tehdit edildiği bir yerde insanlar, kampı tercih etmek zorunda kalıyor. Ekonomide olabildiğince dışa açık olan Çin, diğer konularda hala kapalı bir kutu.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Uygur Türklerine yönelik Çin’in sistemli olarak baskı uyguladığına yönelik haberler, dünya medyasında yeterince yer bulamıyor. Çin’in ekonomik gücü karşısında haberlerin büyütülmesine, kimse cesaret edemiyor. Tam bu noktada şunun da altına çizelim. Ne zaman Türkiye ile Çin arasında bir güç birliği adımı atılsa, İngiliz BBC Türkçe Servisi ve Alman Deutsche Welle Türkçe Servisi, Uygur Türkleri toplama kampı haberlerini servis ediyorlar. Bu haberlerin ne İngilizce ne de Almanca servis edilmeyip, sadece Türkkamuoyuna Türkçe sunulması dikkatlerden kaçmıyor.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Habere tanıklık etmek, büyük bir gazetecilik heyecanıdır. Kapalı kutu Çin’de; toplama kamplarını görmek, olan biteni araştırmak için istediğiniz kadar başvurun, asla izin alamazsınız. Propaganda için bile olsa; Çin hükümetinden kampları göstermek için davet gelse, içinde gazetecilik heyecanı taşıyan biri, bu teklife hayır diyemez. Gitmek görmek, olan bitene tanıklık etmek, onların gösterdiğini değil de kendi gördüğümüzü anlatabilmek için gerçeği arayan bir haber yolculuğuna çıktık.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

Sizlere Çin yöneticilerinin anlattıklarıyla birlikte, kendi gözlemlerimizi de anlatacağız.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Yüksek duvarlarla kaplı olan bu alan, bir kamp. Çinliler ise buraya kamp denilmesine karşı, onlar ‘ıslahevine’ benzetiyorlar. Birçok sınıf ve alanın bulunduğu bu yer, Kaşgar Mesleki Eğitim Merkezi olarak adlandırılıyor ancak, burası Çin’in toplama kamplarından yalnızca biri…

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Merkezden atanan ve Çin yönetimi ile iyi ilişkileri bulunan Uygur Türkü bir müdür tarafından idare edilen bu kampta, 2 bin kişi bulunuyor. Burası bildiğimiz cezaevlerinden biraz farklı. Dünya basınına gösterilmek üzere özel olarak seçilen bu merkez, tabii yüksek standartlara sahip olmak zorunda…

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

Heyetle birlikte binaları teker teker geziyoruz. Binaların içine girdiğimizde ıslahevi, bir ilkokul havasına bürünüyor. Özellikle koridordaki sınıflar ve duvarlardaki çizilmiş resimler, bu yönde his oluşturuyor. Binada bir sınıfın kapısını açarak, içeri girdik.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Burada Çin’in radikal eğilim olarak nitelediği faaliyetlerle suçlanan Uygurlara ders veriliyordu. Çince dil bilgisi dersine girdiğimiz sınıfta, öğrencilerin tek tip kıyafete bürünmüş bir şekilde eğitim aldığını gördük. Islahevi ve okul havası buralarda da kendini gösteriyor. Bizi güleç bir yüzle karşılayan bu kampın sakinlerinin, iç dünyalarında ne tür duygu kırılmalarının olduğunu elbette bilemiyoruz.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Sınıfta bulunan kişilerin ne hissettiğini öğrenmek, kendileriyle konuşmakla mümkündü, bu yüzden biz de Mehmet Emin’i seçtik. Eylül ayında buraya gelen Mehmet Emin, bir Uygur Türkü ve Müslüman. Çin yasalarına göre ‘yasa dışı İslami faaliyetler’ yapmakla suçlanıyor. Yasa dışı kavramı; Çin’de oldukça farklı bir yerde, çünkü Türk İslam kültürüyle yetişen bizler için tamamen normal sayılan gelenekler bile Çin’de yasa dışı olabiliyor.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Burası tıpkı Mehmet Emin gibi kişilerin yerleştirildiği bir yer. Buraya gelenlere yönelik suçlamalar ise oldukça ilginç. Bu suçlamalar içinde devletin belirlediği yerler haricinde namaz kılmak, cemaatleşmek, kuran kurslarında eğitim görmek yalnızca birkaçı.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Buraya gelenlerin çok büyük bir kısmı, yasa dışı olarak görülen İslami faaliyetlerle suçlanıyor.

Çin’in etnik unsurlar ve ibadet özgürlüğüne verdiği önemi, burada görmek pek de mümkün olmuyor. Çin yasaları kamusal alanda ibadet etmeye müsaade etmezken, bu alanlara toplanan Müslümanların da ibadet etmesine izin verilmiyor. Her ne kadar fikri olarak herhangi bir inanca dayatma yapılmasa da buradaki insanların ibadetlerini gerçekleştirememesi en büyük sorunlardan biri.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Haberimizin girişinde de bahsetmiştik. 2 milyon kişi ve 10 toplama kampı. Her ne kadar bu rakamlar resmi olarak teyit edilemese de Batı’nın elindeki veriler bu yönde. Çin de uluslararası kamuoyunu sık sık bilgilendirmiyor. Uygur Türkleri’nin yaşadığı kamplardaki şartların haberleştirilmesi; Çin’in de bilgi paylaşımında sınırlı davranmasından dolayı, yalnızca Batı medyasının tekelinde.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

Çin halkının bir bölümü ve Çin yönetimi, Uygurların söz konusu kamplara alınmasıyla birlikte, o çok korktukları ‘radikal İslami faaliyetlerin’ azaldığını düşünüyor. Çinli yetkililer bu kamplardaki sistemle övünüyor.

Uygur Türklerinin bitmeyen çilesi Çin'in toplama kampları

 

20’inci yüzyılı bitirdiğimiz bu zaman dilimi içerisinde toplama kampı fikri ne sebeple olursa olsun mantıklı bir fikir değil. Hele ki burada bulunan inanan insanları ibadetten ayrı tutmak, fiziki olmasa da psikolojik bir şiddetin en önemli işareti.

Paylaş