Bugün Miraç Kandili

Güzelyurt Fatih Camii
reklam alani

İslam aleminde “Allah’a yükseliş ve arınma” olarak kabul edilen Miraç Kandili, bugün idrak edilecek.

Miraç Kandili, 8 Mart’ta başlayan “üç aylar”ın ilki olan recep ayının 27’nci gecesine denk geliyor.

İslam inancına göre, Hazreti Muhammed, Miraç gecesi, Allah’ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselam’ın rehberliğinde Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldi. Hazreti Muhammed, yolculuğunda “Burak” adlı binekle seyahat etti.

Beş vakit namaz, miraç gecesinde farz kılındı, Allah’a şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi verildi ve Miraç gecesinde “Amenerrasulü” diye başlayan Bakara Suresi’nin son iki ayeti indirildi.

Ayrıca bu gece Allah, Hazreti Muhammed’e insanın yaşama hakkını, şeref ve haysiyetini korumayı, toplumun huzur ve güvenini sağlamayı amaçlayan on iki emir vahyetti.

“Hz. Muhammed’in (s.a.v) Cenab-ı Hakk’ın huzuruna kabul edildiği, Miraç Kandili bu gece idrak edilecek.

Kandil nedeniyle Hala Sultan Camii’nde bir program düzenlenecek ve saat 19.45’ten itibaren BRT HD’den canlı yayımlanacak.

Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay, Miraç Kandili dolayısıyla yayınladığı mesajda, Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gecenin; “Hz. Muhammed’in (s.a.v) Cenab-ı Hakk’ın huzuruna kabul edildiği fazilet ve bereket yüklü Miraç Kandili” olduğunu belirtti.

“Kur’an’ın tanımıyla İsra ve Miraç, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s) bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da Cenab-ı Hakk’ın kudretini müşahede etmek için yaptığı mucizevi bir yolculuk olduğunu” belirten Atalay, şunları kaydetti:
“Kur’an-ı ‘Kerim’de Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.’ (İsra,17/1) ayetinde ifade edilen Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in miraca yükselişinin gerçekleştiği gece İslam dünyasında ve kültürümüzde ‘Miraç Kandili’ adıyla, huşu içinde idrak edilmektedir.

Bu akşam idrak edeceğimiz bu gecede, Peygamberimizin ‘Müminin miracı’ olarak işaret ettiği, her gün büyük bir huşu içerisinde eda ettiğimiz beş vakit namaz farz kılınmıştır. Yine bu gecede; ‘Allah’tan başkasına kulluk etmeyiniz. Allah’a ortak koşmayınız. Anne ve babanıza itaat ve hürmet ediniz, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını veriniz. İsraf etmeyiniz, cimri olmayınız. İnsanının rızkını veren Allah’tır, çocuklarınızı öldürmeyiniz. Aşırılıktan sakınınız. Zina çirkin ve kötüdür, zinaya yaklaşmayınız. Allah’ın haram kıldığı cana kıymayınız. Yetimin malına yaklaşmayınız. Söz verdiğinizde sözünüzde durunuz. Ölçü ve tartıda hile yapmayınız. Bilmediğiniz bir şeyin ardına düşüp körü körüne takip etmeyiniz. Yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürümeyiniz.’ gibi birçok ahlak ve fazilet ilkesi hayata geçmiştir.

Aynı zamanda İslam dininin temel ilkeleri olan bu hükümler, günümüzde yaşanan anlaşmazlıkların da çözüm anahtarıdır. İnsanlık, bu prensipler sayesinde, içerisinde kıvrandığı karanlık, vahşi bir hayat tarzından, aydınlık, medeni bir hayata taşınmıştır. Bu prensiplerden uzaklaşan insanlık, insaftan, adaletten uzaklaşmakta, vicdansızlığın ve merhametsizliğin girdabına düşmektedir. İslam öncesinde, insanlığın pençesinde kıvrandığı zulmetin temel nedeni de budur. Günümüz dünyasında da hakim olan şiddet, kin, nefret ve öfkenin nedeni bu prensiplerden uzaklaşmaktır. Bu uzaklaşma insanlığı her geçen gün hırs ve kibrin karanlığına doğru sürüklemekte, bireyleri, toplumları birbirine düşman etmekte, tüm dünyada huzursuzluğu, kargaşayı, kan ve gözyaşını artırmaya devam etmektedir.
İnananlar olarak bizler bu büyük hadiseyi iyi anlamalı, miracın en büyük hediyesi olan ‘müminin miracı’ kabul ettiğimiz namaz ibadetini ihlasla yerine getirmeliyiz. Sadece bu gecede değil, bütün hayatımız boyunca Allah’ın rızasına uygun yaşamaya özen göstermeliyiz. Müslümanların huzuru ve insanlığın kurtuluşu için dua etmeli, hayatımızı Allah’ın rızası doğrultusunda yeniden planlamalıyız. O’nun çizdiği sınırlar içerisinde bir hayat sürebilmek için çaba sarf etmeli, bunun için Allah’tan yardım istemeliyiz. İçtenlikle yapılan duaların kabul olacağı bilinciyle insanlığın barışı ve huzuru, zulmün pençesinde kıvranan mazlumların gözyaşının dinmesi için dua etmeliyiz. Darda, zorda olanlara, hasta, yoksul, öksüz ve yetimlere gücümüz oranında yardımcı olmaya çalışmalıyız.”

Atalay, halkın, milletin ve İslam âleminin Miraç Kandilini tebrik ederek, “Bu bereketli gecede Yüce Allah’a açılan ellerin, yapılan yakarışların karşılık bulmasını, insanlığın barış, huzur ve hidayetine vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum” dedi.

Paylaş