Birikim Özgür’den farklı çıkış: Çözüm olmasa da pek çok sorunumuzu aşabiliriz

reklam alani

2011’deki besleme krizi sonrasında “çözüm olmasa da pek çok sorunumuzu aşabiliriz” cümlesini yüzlerce, binlerce kez dile getirdim. Çünkü o krizin çıkış sebebi mali konulardı ve “KKTC Maliyesi” aslında tamamen bizim yönettiğimiz bir alan olmasına rağmen kaynak yetersizliği nedeniyle Türkiye’nin cari harcamalarımıza desteği ve buna bağlı siyasi komplikasyonlar söz konusuydu. Neticede, mali yapıyı düzeltmenin önemine ilişkin tespitler ve bu konudaki öğrenme şevkiyle önce mecliste komite başkanı sonra da maliye bakanı oldum. KKTC maliyesini düzeltme hırsıyla çalışırken Denktaş rejiminin verimsizlikten güç alan çarpıklığı içerisinde birilerinin işine gelmeyecek verimliliği artırma odaklı tespitlerim nedeniyle tabiri cayizse neredeyse bazı dostlarla düşman, bazı düşmanlarla ise dost oldum. Zerre kadar da pişman değilim çünkü kendi ayakları üzerinde durabilme politikasına inancım tamdır, ben dahil hiçbir birey ya da zümrenin çıkarları ise bu politikadan daha önemli değildir.

Lafı nereye getireceğim?

1) “Çözüm olmasa da pek çok sorunumuzu aşabiliriz” siyaseti çözümün önemini asla azaltmaz. Aklımız da kalbimiz de Crans Montana’da. Kehanette bulunmuyoruz, romantik de değiliz ancak geçerli sebeplerle çözümü çok istiyoruz ve bu ayıp değildir. Kimse korkmasın, çekinmesin, çözüm istencimizi dünyaya hissettirelim! Crans Montana’da gerçekten çözüm için terleyenlerin bu moral desteğe ihtiyacı var. Şimdi değilse ne zaman ifade edeceğiz barış ve çözüm istencimizi? Kimse endişelenmesin, çözüm olmazsa kimse bizimle alay etmez.

2) Çözüm beklentimiz karşılanamazsa da önümüze bakacağız. Bu ay ucube azınlık hükümetinin 50 milyon TL borçlanarak maaşları ödediğini fark etmediğimiz sanılmasın. 1 yılda 4 kez iç borçlanma gerçekleştirerek yerel gelirlerdeki ciddi artışa rağmen gemiyi karaya vurdurdunuz. Rezil durumdasınız ve eğer Crans Montana başarısız olursa zannettiğiniz gibi yelkenleriniz rüzgarla falan dolmayacak. Başarısız bir Crans Montana sonrasında da ilk iş sizi temizlemek ve tarihin çöplüğüne atmak olacak.

Kıbrıs Türk halkı Türkiye’nin de desteğiyle kendi ayakları üzerinde durabilme serüveninin gereklerine odaklanarak bu topraklarda sonsuza dek varlığını sürdürecek!

reklam alani
Paylaş