Türk Dışişleri, Akıncı’nın ortak komite önerisini destekliyor.

reklam alani

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs’ta doğalgaz arama çalışmalarına ilişkin Güney kesimine yaptığı “ortak komite” teklifini memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Temsilciliği aracılığıyla, Rum lider Nikos Anastasiadis’e hidrokarbonlar konusunda ortak bir komite kurulması yönünde yeni bir öneri sundu.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre Akıncı, öneriyi Rum lider Anastasiadis’in önceden incelemesine ve iki liderin baş başa görüşmelerinde birlikte değerlendirebilmelerine olanak sağlamak amacıyla, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs İyi Niyet Misyonu’nda koordinatörlük görevi yapan Sergiy Illarionov aracılığıyla bugün iletti.

Açıklamaya göre öneri iki toplumdan eşit sayıda üyenin katılımıyla oluşacak komitenin BM gözetiminde olmasını, ayrıca AB’nin de gözlemci olarak yer almasını içeriyor.

Ortak komitenin yapısı, hedefleri ve çalışma yöntemini belirleyen öneri, ayrıca bir fon oluşturulmasını ve fondan nasıl yararlanılacağı gibi detayları da kapsıyor.

 

Türk Dışişleri Bakanlığı: Memnuniyetle karşılıyoruz ve tam destek veriyoruz

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan bugün yapılan açıklamada, “Bu işbirliği önerisini memnuniyetle karşılıyor ve tam destek veriyoruz” denildi.

Açıklamada, önerinin Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların, “Ada’nın eşit ortakları olarak, eşit haklara sahip oldukları hidrokarbon kaynakları konusunda, gelir paylaşımı dahil işbirliği yapmalarını ve bu kaynaklardan eşzamanlı olarak birlikte yararlanmalarını öngörmektedir” ifadeleri yer aldı.

Önerinin, “iki taraf arasında yeni bir işbirliği dönemi başlatacağı, bölgesel barış, istikrar ve işbirliğinin gelişimine katkıda bulunacağı ve Kıbrıs meseleninin çözümü için de uygun bir zemin yaratacağı” vurgulandı.

Açıklamada, BM, AB ve garantör ülkelere sözkonusu işbirliği önerisine destek vermeleri çağrısında bulunuldu.

Türkiye’nin Fatih ve Yavuz sondaj gemilerini Kıbrıs açıklarına göndermesi ve geminin KKTC’nin ruhsat verdiği bölgelerde doğalgaz aramalarına başlaması, Rum kesiminin yanı sıra Avrupa Birliği, Yunanistan, İsrail, Mısır ve ABD’nin tepkisiyle karşılaşmış durumda.

Güney Kıbrıs ve Yunanistan, sondaj faaliyetlerinin Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesinin ihlali olduğunu söylüyor.

Avrupa Birliği de bu konuda Yunanistan ve Kıbrıs’ı destekliyor. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, hafta içi yaptığı açıklamada “Avrupa Birliği Kıbrıs’ın arkasındadır. Türkiye’yi AB üyesi ülkelerin egemenliğine saygılı olmaya çağırıyoruz. Avrupa Konseyi gelişmeleri yakından izlemeye devam edecektir” dedi.

Reuters haber ajansı da hafta içinde, AB’nin “yasa dışı” olarak nitelendirdiği doğalgaz arama çalışmaları nedeniyle, .

Reuters’ın aktardığı AB yaptırım taslağına göre, Türkiye ile AB arasında yürütülen Kapsamlı Hava Taşımacılık Anlaşması müzakereleri durdurulacak.

Türkiye ile üst düzey temaslar askıya alınacak.

AB Konseyi, birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’ndan, Türkiye’ye aktarılan üyelik öncesi AB fonlarını 2020 yılından itibaren azaltmasını talep edecek.

Ajansa konuşan bir AB diplomatı, sondaj faaliyetlerine karışan kişilere yönelik yaptırımlar hedeflendiğini de söyledi.

Ajans, taslak metnin Pazartesi günkü AB Dışişleri Bakanları toplantısından sonra açıklanmasının hedeflendiğini bildirmişti.

Kıbrıs açıklarında doğalgaz krizi nasıl başladı?

Son dönemde giderek artan gerginliğin geçmişi, 2000’li yılların başına, yani Doğu Akdeniz’de zengin doğalgaz kaynaklarının yer aldığına ilişkin bilimsel öngörülerin ortaya çıkmaya başladığı döneme dayanıyor.

2010’dan itibaren Doğu Akdeniz’de zengin hidrokarbon yataklarının keşfedilmesi ve uluslararası büyük enerji şirketlerinin bölgeye akın etmesiyle birlikte gerginlik daha da arttı.

Kıbrıs Cumhuriyeti, 2002’den itibaren Doğu Akdeniz’de başta Mısır olmak üzere diğer kıyıdaş ülkeler Lübnan, Suriye ve İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmaları yapmaya başladı.

Türkiye ise bu anlaşmaların Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’nin haklarını çiğnediği gerekçesiyle konuyu BM’ye taşıdı ve kendi münhasır ekonomik bölge haritalarını BM nezdinde onaylattı.

Türkiye’nin BM nezdinde itirazlarına rağmen Kıbrıs, 2007’nin başında 13 adet arama sahası ilan etti ve büyük petrol şirketlerine ruhsat verme aşamasına geçti. Buna karşılık olarak Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendi ekonomik bölgesinde Kuzey Kıbrıs’ta adanın kuzeyi ve doğusunda belirlediği bölgelerde TPAO’ya arama ruhsatları verdi.

Kıbrıs’ın 13 parselinden 1, 4, 5, 6 ve 7 no’lu parsellerin bir bölümü, Türkiye’nin TPAO’ya ruhsat verdiği bloklarla kesişiyor. 3 no’lu parsel ise Kuzey Kıbrıs’ın TPAO’ya verdiği ayrıcalıklı alan ile çakışıyor.

Paylaş