Meclis’ten geçerse, Bin 16 kişi Devlet Memuru olacak.

Kıbrıs Türk Memur Sendikası  (Memur-Sen), sendika tarafından hazırlanan Geçici Personelin Kadrolanması Yasa Önerisi’nin amacının, bin 16 kişilik fiilen çalışan personelin durumuna netlik kazandırıp statülerini belirlemek ve kamuya tam adaptasyonlarını sağlamak olduğunu açıkladı.

Memur –Sen Başkanı Kaan Mındıkoğlu, önerinin son şeklinin, kurumların hassasiyetini gidermek yanında, daha önce verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararına hiçbir benzerlik göstermediğini belirtti ve destek istedi.
Memur-Sen, “Geçici Personelin Kadrolanması Yasa Önerisi ile ilgili var olan bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak” amacıyla Golden Tulip Otel’de basın toplantısı düzenledi.

Memur-Sen Başkanı Kağan Mındıkoğlu ile Memur-Sen yetkililerinin düzenlediği basın toplantısına Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Çaluda ve federasyona bağlı sendikalardan Kamu-İş Başkanı Sami Dilek, Bay-Sen Başkanı Salih Sakallı, DAÜ-PER-SEN Başkanı Erdal Altun ve BASS Başkanı Ali Yeltekin de katıldı.

Toplantıda, Geçici Personelin Kadrolanması Yasa Önerisi hakkında Hukuk Dairesi’nin verdiği görüş de basına dağıtıldı.

ÇALUDA

Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Çaluda toplantının başında yaptığı konuşmada, sendika başkanlarına desteklerinden dolayı teşekkür ederek, Memur-Sen’in geçicilerin kadrolanmasıyla ilgili olarak başlattığı çalışmanın önemli olduğunu ifade etti.
Ülkede kanayan yara olan geçiciliği meydana getirenlerin bugün kendilerinden kaçmakta olduklarını savunan Çaluda, “Bunlara dur demek ve geçiciliği sonlandırmak adına yola çıktık” dedi.

Geçici istihdamlarının CTP ve UBP iktidarları döneminde yapıldığını ve geçicilere iş ve özlük hakları güvencesi vermenin bu iki partiye düştüğünü kaydeden Çaluda, Hür-İş ve ona bağlı olan sendikalar olarak Memur -Sen’in girişimine tam destek vermekte olduklarını belirtti.
1987’de ve 2003’de aynı şekilde istihdamlar olduğunu hatırlatan Çaluda, bin 16 çalışanı ilgilendiren ve meclis komitesinde olan önerinin olumlu sonuçlanması için de destek verilmesi gerektiğini söyledi.

Çaluda, mücadelelerinin bugün sessiz olduğunu ancak daha ses verici şekle de dönüşebileceğini vurguladı.

MINDIKOĞLU

Memur-Sen Genel Başkanı Kaan Mındıkoğlu da konuşmasına, “Öncelikle belirtmek isteriz ki biz Kıbrıs Türk Memur Sendikası olarak bu yola bugün çıkmadık. Konu ile ilgili mücadelemiz 2014 yılına dayanmaktadır” diyerek başladı.

2014 yılında kamuya geçici personel alımını kaldıran yasanın, sendikanın önerisi ile gerçekleştiğini belirten Mındıkoğlu, “Bizim burada esas murat ettiğimiz öneri yasallaşırken fiilen çalışan personelin de çalışma şartlarının ve özlük haklarının düzenlenip statülerinin değişmesi, yani kadro alıp güvenceye girmeleri idi. Fakat, o dönemin siyasi iradesi bu işin tek bacağını yani geçici memur olarak devlete girişin önünü almış, fiilen çalışan personel için herhangi bir statü belirleyememiştir” ifadelerini kullandı.

YASA ÖNERİSİNİN AMACI

Sendika tarafından altyapısı hazırlanan ve hukukçular tarafından hazırlanıp sunulan yasa önerisinin amacının fiilen çalışan personelin durumuna netlik kazandırıp statülerini belirlemek ve kamuya tam adaptasyonlarını sağlamak olduğuna dikkat çeken Mındıkoğlu şöyle devam etti:
“Hazırlanan bu yasa önerisinin amacı insanlarımızı içerde veya dışarıda diye ayırmak değildir. Yapılacak olan kadrolama ile kamuda kadrolu çalışan personelin haklarını gasp etmek ve veya kadro alacak personeli daha avantajlı duruma getirmek değildir. Öğrenimini tamamlamış iş bekleyen vatandaşların önünü kesip bir kesime öncelik veya çıkar sağlamak değildir. Evet, bu yasa önerisi 1016 kişinin mevcut yapı içerisinde haklarını koruma adına yapılmış bir yasa önerisi gibi görülebilir. Çalışma koşullarını ve statülerini düzenleyip kamuya tam adaptasyonlarını sağlayacak olabilir. 1016 personelin tayin terfi atamalarını düzenleyecek ve iş güvenceleri sağlanacak olabilir ama burada gözden kaçırılmak istenen esas konu, bu işten devlet yapısının nasıl etkileneceğidir.

“DEVLET YAPISININ ETKİLENMESİ”

Şu anda devlet kamu kurumu ve kuruluşları resmi dairelerine ait tüm gelir veznelerinde para tahsilatı, bu statüdeki personel tarafından yapılmaktadır ve bu yasal değildir. Geçecek olan yasa, mevcut yapıyı yasal statüye geçirecektir. Tapu devirleri ve benzeri işlemler mevcut personel ile yapılmakta ve bunlarda yasal statü alınmış olacaktır. Birçok kamu kurumu, kuruluş ve dairelerde,  imza yetkili personel eksikliği nedeni ile yavaş yürüyen bürokrasi çok daha hızlı ve verimli bir yapıya kavuşacaktır. Mevcut yapı içerisinde tüm kamuyu ele aldığımız zaman, devlete ilk atama girişler ile amirlikler arasında büyük bir uçurum söz konusudur ve sistem kilitlenecek ve üst kademe yani amirliklere veya bir üst dereceye atanacak personel bulunamayacaktır.”

“HUKUK DAİRESİ GÖRÜŞÜNE GÖRE SON ŞEKLİ VERİLDİ”

Hazırlanan yasa önerisine Hukuk Dairesi’nden gelen görüşe göre son şeklinin verildiğini, komitede görüşülmesi sırasında da bazı düzenlemeler yapılabileceğini ifade eden Mındıkoğlu, konu ile ilgili cuma günü yaptıkları toplantıda Kamu Hizmeti Komisyonu ve Hukuk Dairesi’nin kendi yetki sınırları içinde ve birkaç teknik detay dışında herhangi bir sıkıntının bulunmadığını belirttiğini kaydetti.
“Bunları komite tutanaklarından isteyen herkes temin edebilir. Öneri, konu muhatap kurumların hassasiyetlerine göre yeniden düzenlenmiş ve bunlar da ilgili safhada son haline getirilecektir” diyen MIndıkoğlu, yasa önerisi yürürlüğe girdiği takdirde işleyecek süreci de anlattı.

ÖNERİ KABUL EDİLİRSE İŞLEYECEK SÜREÇ…

Mındıkoğlu yasa önerisi geçerse işleyecek süreci şöyle anlattı:

“Yasada hazırlanmış cetveller, Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından ek kadro münhalleri olarak ilan edilecek. Ek kadrolarda belirtilen niteliklere uygun geçici personel kendi niteliklerine uygun ek kadrolara kamu yeterlilik belgeleri ile başvuracaklardır. Sınav tarihleri Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından belirlenecek ve yarışma sınavı taraflarından yapılacaktır. Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yapılacak olan mülakatta başarılı olan personel 47/2010 tarihli yasaya tabi olup 7 yıl sonra terfi alacak (mali yönden 7/79 sayılı yasa), dolayısıyla bu yasanın geçtiği tarihten önce Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından atanmış herhangi bir personelden daha önce terfi hakkına sahip olmayacaktır.“

“ANAYASA MAHKAMASİ KARARI İLE BENZERLİK YOK”

Hazırlanan önerinin son şeklinin, kurumların hassasiyetini gidermek yanında, daha önce verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararına hiçbir benzerlik göstermediğini vurgulayan Mındıkoğlu, tüm sendikal camia, siyasi parti ve konu ile ilgili sivil toplum örgütlerine seslenerek, kendilerinin hiçbir sendika, siyasi parti, sivil toplum örgütü veya kişiyle polemiğe ve yarışa girme gibi bir dertleri olmadığını ifade etti.

“Tüm amacımız bu önerinin yasallaşması ve varolan kangrenin ortadan kalkmasıdır. Devletteki hiyerarşik düzenin yeniden sağlanmasıdır. Bürokrasinin işleyişinin hızlanmasıdır” diyen Mındıkoğlu, şunları kaydetti:

“Gelinen süreçte, yapılan toplantılarda söz alan gerek önerinin mevcut hale gelmesini sağlayan hükümet ortakları, gerekse muhalefet parti milletvekilleri bu kangrenin ortadan kalkması için gerekli katkıdan kaçınmayacaklarını açıkça belirtmişlerdir. Hükümet ortakları ve muhalefet partilerinin konuyu neticelendirmek adına ortak görüş birliğine vardığı bu ortamda, biz sendikalara düşen, çalışan üyelerimizin ve devletimizin çıkarları doğrultusunda hareket etmek ve yapıcı katkı koymaktır. Sağduyulu hareket etmeli ve yapıcı katkılarımızı esirgememeliyiz.”