Filistin Merkez Konseyi İsrail’i tanıma kararını askıya aldı

reklam alani

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Filistin Merkez Konseyi 30. dönem toplantısında, Tel Aviv yönetimi Filistin devletini tanıyıncaya kadar İsrail’i tanıma kararını askıya aldı.

Söz konusu kararın, hayata geçebilmesi için Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ve FKÖ Yürütme Konseyi tarafından onaylanması gerekiyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde dün “Han el-Ahmer ve İlkeleri Savunma” gündemiyle toplanan FKÖ’ye bağlı Filistin Merkez Konseyinin, toplantının son gününde Tel Aviv rejimi Filistin’i devlet olarak tanıyıncaya kadar İsrail’i tanıma kararını askıya aldığı belirtildi.

Filistin Merkez Konseyi, FKÖ ile Filistin yönetiminin, Tel Aviv’in, 1967 sınırları üzerinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletini tanıyıncaya kadar İsrail’i tanımaları ve İsrail ile yapılan tüm anlaşmalara bağımlı kalma yükümlülüğünü sona erdirdi.

Kararları uygulama yetkisi Abbas ve FKÖ Yürütme Konseyinde.

Konseyin sonuç bildirgesinde, bu kararın, “İsrail’in imzalanan anlaşmalar ve müteakip yükümlülükleri yerine getirmemeyi sürdürmesi ve geçiş evresinin artık mevcut olmadığı dikkate alınarak” verildiğine vurgu yapıldı.

Sonuç bildirgesinde, Konseyin, İsrail ile Filistin yönetimi arasındaki güvenlik koordinasyonunun tüm biçimlerini ve ekonomik ilişkileri de durdurma kararı aldığı aktarıldı.

Bildirgede, Konsey tarafından alınan tüm kararların uygulanması yetkisinin Filistin Devlet Başkanı Abbas ile FKÖ Yürütme Konseyine verildiği kaydedildi.

Hamas’a iç bölünmeyi bitiren anlaşmalara uyma çağrısı

Filistin Merkez Konseyi bildirgede, Filistin iç işlerine ilişkin, Gazze Şeridi’ni kontrol eden Hamas’ı, son olarak 22 Aralık 2017’de Mısır’ın başkenti Kahire’de imzalanan anlaşma da dahil olmak üzere bugüne kadar iç bölünmüşlüğü bitirmeyi amaçlayan tüm anlaşmalara uymamakla suçladı.

Bildirgede Konsey, Hamas’a Mısır’ın ara buluculuğunda iç bölünmeyi bitiren tüm anlaşmalara uyma çağrısı yaptı.

Filistin’in coğrafi bütünlüğünü hedef alan, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü sosyolojik anlamda da bölmeyi amaçlayan tüm “kirli” projelerin reddedildiği kaydedilen bildirgede, söz konusu projelerin tamamının Yüzyılın Anlaşması planının bir parçası olduğuna dikkat çekildi.

Bildirgede ayrıca, İsrail ile herhangi bir anlaşma yapılması yetkisinin “Filistin halkının tek meşru temsilcisi” FKÖ’ye ait olduğu ve Filistinli grupların tek başlarına böyle bir karara kalkışamayacağı vurgusuna yer verildi.

Uluslararası hukuk ve sözleşmelere işaret edilen bildirgede, işgale karşı “her tür” direnişin uluslararası hukuk bağlamında Filistin halkının hakkı olduğu vurgulandı.

Ramallah’ta iki gün süren Filistin Merkezi Konseyi toplantısı, Hamas Hareketi, Filistin İslami Cihad Hareketi, Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi (FDHKC), Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve Ulusal Girişim Partisi olmak üzere Filistin’in beş önemli direniş grubu tarafından boykot edilmişti.

Kudüs’ün ABD yönetimi tarafından “İsrail’in başkenti” olarak kabul edilmesinin ardından toplanan Filistin Merkez Konseyi, FKÖ Yürütme Konseyine “İsrail’i devlet olarak tanınması” kararını askıya alması yönünde talimat vermişti. Yine o dönem alınan kararlar arasında İsrail ile güvenlik koordinasyonu ve ekonomik ilişkilerin durdurulması çağrısı gibi önemli konular yer almıştı.

Arap Barış Planı ve müzakereler

FKÖ Ulusal Konseyi bünyesinden çıkan daimi bir heyet olan Filistin Merkez Konseyi, Filistin halkını temsil eden en yüksek yasama organı olarak kabul ediliyor.

Arap Birliğinin Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 2002’de düzenlediği zirvede, “1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması, Filistinli mültecilerin sorununa adil çözüm bulunması, İsrail’in, Suriye’de Golan Tepeleri ile Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği topraklardan çekilmesi, karşılığında da Arap ülkelerinin İsrail’i tanıması ve ilişkilerini normalleştirmesini” öngören Arap Barış Planı kabul edilmişti.

İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail’in “1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi” nedeniyle Nisan 2014’te durmuştu.

Filistin ile İsrail arasındaki barış anlaşması çabalarının çerçevesini çizen Oslo Anlaşması, 13 Eylül 1993’te dönemin İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres ile o zaman FKÖ’nün müzakereci ismi Mahmud Abbas tarafından Washington’da imzalanmıştı.

Anlaşma töreninde dönemin ABD Başkanı Bill Clinton, Dışişleri Bakanı Warren Christopher, Rusya Dışişleri Bakanı Andrei Kozyrev ile daha sonra Filistinlilerle barış çabaları nedeniyle İsrailli bir sağcının suikastı sonucu yaşamını yitiren İsrail Başbakanı İzak Rabin ile FKÖ Başkanı Yasir Arafat da hazır bulunmuştu.

Anlaşma gereğince Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde Filistinliler için özerk yönetim kurulmuştu.

reklam alani
Paylaş